may haart
kroloji bilimi için en zengin çalışmaları yürütebildiğimiz kapalıçarşı'dan bir anekdot:
hızlı hızlı aradığım dükkanı bulabilmek için kapalıçarşı'nın koridorlarında ilerliyordum. esnaf haliyle kapıda müşteri çekmek için binbir numaraya başvuruyor. ben de dalmış ilerlerken birden arkamdan ''leydiiiii...yu droppped samtiiğng'' / 'tercüme:''bağyann... birşey düşürdünn'' diye bir seslenme geldi. boş bulundum baktım, abim hemen devamını yapıştırdı: ''may harrtt'' / ''kalbimiii...''
ne kadar da romantik!
yanık
çok sıcak bir günde İstiklal Caddesi'nde ilerliyordum. hemen ilerimde, mini etek ve üstüne askılı tişört giymiş bir kadın yürüyordu. karşıdan da 2 kafadar birbirinin koluna girmiş bize doğru süzülürlerken bombayı patlattılar. kafadarın teki arkadaşını dirsekle dürtükleyerek ''a-ha bak amele yanığı!!'' diye kadının suratına bir yandan koparak bir yandan yorumlarını belirttiler. ben de nooluyor diye bakarken gördüm ki kadıncağızın omuzlarında bikini izi kalmış yanarken, 2 arkadaş da yaratıcı zeka ürünü olarak bunu kadının suratına söylemeyi görev bildiler.
taksici
uc arkadas cihangir'de gece yuruyorduk. bir ara sokakta karsiya gecmek icin beklerken taksinin teki tam onumuzden gecerken geri atildik carpmasin diye. ve tam o sirada taksici kafayi pencereden cikarip "kizlar kiyar miyim ben size hic?" diye bir pismis kelle oldu. cok beklenmedik bir andi.
amerikadan
dun basima cok komik birsey geldi .. aksam buranin caribbean culture club'inda bir sova gitmistik .. ve tabi ki ortaliktaki tek zenci olmayan insanlardan biri bendim .. neyse buna alistim artik, farketmiyor pek.. gecenin bir noktasinda tuvalete dogru ilerlemeye basladim.. tuvaletin yaninda bir dolu brother vardi.. ben tam bunlarin ortasindan gecerken birden bunlar sponge bobb sponge bob diye bagirmaya basladilar .. ben de alalla nooluyo falan diyip hemen solugu tuvalette aldim . tuvalet zaten sigara dumanindan nefes aldirtmiyo da bunun asil konuyla alakasi yok .. isleri halledip cikip sivismayi planliyordum ki birden 2 metre boyunda ve kurk giyen bir adam ortaya cikti.. arkasi bana donuk benim geldigimi gormuyor, fakat tam onumde yolumu tikiyor.. o sirada bir izdiham oldu ve biri kolumu cekti, ben de refleks olarak o tarafa baktim ve bir tiple burun buruna geldim .. adam benim suratimin icine "sponge bob sponge bob" dedi yine . ve ben o sirada anladim ki tek beyaz ben oldugum icin ben sponge bob 'um. .. sonra acayip guldum kendi kendime..
cin fikirli
bunu internette bir turistin turkiye maceralarini okurken kesfettim. kiz arkadasiyla kapalicarsi'da gezerken saticilardan biri "lady .. let me help you spend all of your money " demis ..
tersten kiro
kapalicarsidan kroloji sayfalarina altin degerinde kayitlarimi koymadan once tersten kirolarla ilgili bir anekdot anlatmak isterim. buradaki ilk yazim bu arada.
tersten kiro dememin sebebi, standart kiro olarak adlandirdigimiz tiplerin cogunun ana ozelligi olmadik sekillerde 'iltifat' etmeleri, ve anekdotumun baskahramani bu anlamda standart kiroya uymamakla beraber genel kroloji kabalik duzeyini yansitmakta...
Anekdotun kendisi:
Sabah saatlerinde bayram suresince gormedigim sanat yonetmenimle konusurken kilo verip vermedigini sordum (kendisi cusseli oldugundan ve yemegine son zamanlarda ozen gosterdiginden bu pozitif bir yorumdu)
Aldigim cevap: hayir, vermedim. Ama senin kocaman bir sivilcen cikmis.
tersten kiroyla konusmam benim sessizligim ve alani terk etmemle sonuclandi. kendisi ise pis pis guldu. iltifata kabalikla cevap verne tersten kiro diyorum.
tesekkurler.
ahlaksiz teklif
lisede istiklal caddesi'nde uc kiz yuruyoduk. birden karsidan gelen uclu arkadas grubunda bir hareketlenme oldu , bize dogru ilerlemeye devam ederken, biri birinin omzuna kol atti ve tam solumuzdan gecerken iyice bize dogru bukulup "kizlar, uce uc maca ne dersiniz?" dedi.
hadi hayirlisi
eveeet. sonunda dunya literaturune buyuk katkilar saglayacak sitemizi acmis bulunmaktayiz. turk milletine ve dunyaya hayirli olsun. ilk entryyi girmekten gurur duyuyorum.. yolumuz acik olsun tum kroloji profesorleri!
1-- saclarimin cok kisa oldugu ve joleyle dikenlestirme donemlerimde gozlemci bir delikanli bu nacizane goruntuyu tam ortasindan analiz edip, hic cekinmeden dusuncelerini sak diye ortaya koymustu. bodrum barlar sokaginda ben geceye akarken, sagimdaki gumuscu dukkanindan yukselen bir yigid "have you been electrified?" diyip bir klasige imza atmisti.
2-- 2005 ekiminde kapalicarsi'ya gittigimde hizla ilerlerken arkamdan bocek bir ses "you dropped something" diye dikkatimi cekmeyi basardi. ben donup ne dusurmusum diye bakarken, iki yagiz delikanliyla burun buruna geldim. bunlardan birincisi atik davranip elini kalbine goturup kafasini hafifce saga egerek "my haaarrt" dedi. benim suratim nasil bir sekil almis olmali ki ikincisi bu firsati kacirmayip arkadasinin omzuna kolu atip bana "birak sen onu ya, o maganda, ben daha iyiyim" diye anektodu daha da guzellestirildi. ben de gulmemek icin kendimi zor tutarak yoluma devam ettim.